Amerika Birleşik Devletleri Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri tarafından yapılan bir araştırmada, besin yoğunluğu açısından 100 tam puan alarak dünyanın en sağlıklı bitkisi seçilen o yeşillik şaşırttı.
İspanak ve pazı gibi güçlü rakiplerini geride bırakan ancak Türkiye’de değeri pek bilinmeyen bu şifa deposu bitkinin sağlığa faydaları saymakla bitmiyor.
Posta'da yer alan habere göre, beslenme uzmanları ve bilim insanları tarafından gerçekleştirilen kapsamlı araştırmalar, mutfaklarımızda sıkça kullandığımız yeşilliklere dair bildiklerimizi kökünden değiştiriyor. Yapılan değerlendirmelerde vitamin, mineral ve antioksidan oranıyla rakiplerine fark atan su teresi, 100 üzerinden 100 tam puan alarak gezegenin en sağlıklı bitkisi unvanını elde etti.
Söz konusu listede Çin lahanası 91,99 puanla ikinci, pazı 89,27 puanla üçüncü, ıspanak ise 86,43 puanla dördüncü sırada yer aldı. Birçok kişinin salatalarından eksik etmediği rokanın 37,65 puan, marulun ise sadece 24,58 puan alabilmesi, su teresinin ne kadar açık bir farkla zirveye yerleştiğini ispatlıyor.
Dünya çapındaki uzmanların düzenli olarak tüketilmesini önemle önerdiği bu şifa kaynağı, ne yazık ki ülkemizdeki pazar tezgahlarında ve mutfaklarda hak ettiği değeri bulamıyor.
Roka ya da maydanoz gibi popüler yeşilliklerin gerisinde kalan su teresi, yerli tezgahlarında alışveriş yapanların fark etmeden önünden geçtiği sıradan bir sebze olmaktan kurtulamıyor.
Su teresinin bu kadar yüksek puan almasının arkasında zengin besin içeriği yatıyor. Yüksek miktarda C ve A vitamini, demir, kalsiyum ve magnezyum barındıran bu yeşillik, bağışıklık sistemini çelik gibi güçlendiriyor.
İçeriğindeki güçlü antioksidanlar sayesinde hücre hasarını engelleyerek kansere karşı koruma sağlarken, kalsiyum ve K vitamini depolarıyla kemik sağlığını destekliyor. Ayrıca kan basıncını düzenleyerek kalp ve damar hastalıkları riskini azaltıyor.
Hafif acımsı ve baharatlı tadıyla rokayı andıran su teresi, mutfakta oldukça geniş bir kullanım alanına sahip. Çiğ olarak salatalara eklenebildiği gibi sandviçlerin içerisine ferahlatıcı bir dokunuş olarak koyulabiliyor.
İsteyenler çorbalarında yer verebileceği gibi, hafifçe soteleyerek yemek yanında garnitür olarak da sofraya getirebiliyor. Uzmanlar, yüksek ısıda fazla pişirilmeden yenen su teresinin içerdiği besin maddelerini en üst düzeyde muhafaza ettiğini vurguluyor.
Kaynak:Haber, Son Dakika Haberler, Gündem Haberleri - Yeniçağ Gazetesi
İspanak ve pazı gibi güçlü rakiplerini geride bırakan ancak Türkiye’de değeri pek bilinmeyen bu şifa deposu bitkinin sağlığa faydaları saymakla bitmiyor.
Posta'da yer alan habere göre, beslenme uzmanları ve bilim insanları tarafından gerçekleştirilen kapsamlı araştırmalar, mutfaklarımızda sıkça kullandığımız yeşilliklere dair bildiklerimizi kökünden değiştiriyor. Yapılan değerlendirmelerde vitamin, mineral ve antioksidan oranıyla rakiplerine fark atan su teresi, 100 üzerinden 100 tam puan alarak gezegenin en sağlıklı bitkisi unvanını elde etti.
Söz konusu listede Çin lahanası 91,99 puanla ikinci, pazı 89,27 puanla üçüncü, ıspanak ise 86,43 puanla dördüncü sırada yer aldı. Birçok kişinin salatalarından eksik etmediği rokanın 37,65 puan, marulun ise sadece 24,58 puan alabilmesi, su teresinin ne kadar açık bir farkla zirveye yerleştiğini ispatlıyor.
Dünya çapındaki uzmanların düzenli olarak tüketilmesini önemle önerdiği bu şifa kaynağı, ne yazık ki ülkemizdeki pazar tezgahlarında ve mutfaklarda hak ettiği değeri bulamıyor.
Roka ya da maydanoz gibi popüler yeşilliklerin gerisinde kalan su teresi, yerli tezgahlarında alışveriş yapanların fark etmeden önünden geçtiği sıradan bir sebze olmaktan kurtulamıyor.
Su teresinin bu kadar yüksek puan almasının arkasında zengin besin içeriği yatıyor. Yüksek miktarda C ve A vitamini, demir, kalsiyum ve magnezyum barındıran bu yeşillik, bağışıklık sistemini çelik gibi güçlendiriyor.
İçeriğindeki güçlü antioksidanlar sayesinde hücre hasarını engelleyerek kansere karşı koruma sağlarken, kalsiyum ve K vitamini depolarıyla kemik sağlığını destekliyor. Ayrıca kan basıncını düzenleyerek kalp ve damar hastalıkları riskini azaltıyor.
Hafif acımsı ve baharatlı tadıyla rokayı andıran su teresi, mutfakta oldukça geniş bir kullanım alanına sahip. Çiğ olarak salatalara eklenebildiği gibi sandviçlerin içerisine ferahlatıcı bir dokunuş olarak koyulabiliyor.
İsteyenler çorbalarında yer verebileceği gibi, hafifçe soteleyerek yemek yanında garnitür olarak da sofraya getirebiliyor. Uzmanlar, yüksek ısıda fazla pişirilmeden yenen su teresinin içerdiği besin maddelerini en üst düzeyde muhafaza ettiğini vurguluyor.
Kaynak:Haber, Son Dakika Haberler, Gündem Haberleri - Yeniçağ Gazetesi